Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

™::_Su SinekLeri_::™

!!...............................................Çok RenkLi Bi SiTe ArkaDaşLar..Mizah Adına BiRçok Şeyi BuLabiLirsiniz.................................!! [To DeSigNed & ProjecTed By KemaL B-rock SözeN]

Yazılar

AYRILIK

tukudur ayrılık,

bir türkü bir nağmedir,

ırmaktır ayrılık kızılırmak misali engin,

ölümdür ayrılık azraille gezen,

haykırış, nara, isyandır ayrılık,

ayrılık ayrılık ayrılık,

ayrılık kırmızıdır...!!!

Belli bir süre sizlerden ayrı kalmak zorundayım. Görüşmek dileğiyle sevgiyle kalın....

BiLgisayarcının Aşkı..!

Sevgili Aslı... Artık içimdeki sıkıştırılmış duyguları unzip etmenin zamanı geldi. Seni raminin alamayacağı kadar çok seviyorum. Sana karşı bütün protectlerim disable durumda. Seni ilk gördüğüm anda formatlandım. Bütün cache'lerim durdu, shadow ramlarla ayakta duruyorum. Bana öyle bir sistem transfer ettin ki, hiç bir komut artık beni senden ayıramaz. Senden başka her şey benim için bad command or file name. Seninle çoklu ortamlar da dahil, her ortamda mutlu olabileceğimi biliyorum. Senin megahertz'in beni de ateşliyor. Bakışların beni taa derinden scan ediyor.
Sana çok güveniyorum, bu mektubumu başkasına forward etmeyeceğini de çok iyi biliyorum. Ben, seninle evlenmek istiyorum Aslı. Seninle mutlu bir ağ yapılandırması oluşturmak istiyorum. TCP/IP netBEUI, IPX/SPX her türlü protokolde uyuşuyoruz seninle, istediğin zaman ağ yapılandırmamıza Microsoft ağları için istemci ekleyebiliriz. Biliyorum sen benden oldukça gençsin ama tanıdığım iyi bir donanımcı var, kendimi senin için upgrade ettirebilirim.
Evlenmeden önce DR NORTON 'dan randevu aldım, ikimiz de usulen bir virüs taramasından geçeceğiz. Merak etme hiç bilmediğim lisanssız software'lerle ilişkim olmadı. Senin için hardware'ı taş gibi diyorlar, ancak biliyorsun ki benim için software güzelliği hardware güzelliğinden önde gelir. Aslı, seninle biz çok dvd'ler seyredeceğiz. Sana evlilik yıl dönümünde 24 hızlı rewritable dvd alacağım. Pembe slotlu kasamız, içinde nur topu gibi hard disklerimiz olacak. Tatillerimizde ikimiz de birer windows gezgini olacağız. Daha sonra da ver elini internet. Sana güzel görünmek için öyle çok çalışacağım ki, üç hafta sonra karşına yirmi bir inch plazma ekran gibi çıkacağım. Ondan sonra istersen beni duvarına bile asabilirsin. Akşamları dizlerinin üzerinde bir laptop gibi yatacağım. Asla uyku moduna geçmeyeceğim Aslı. Biz seninle ışıkları kapatıp kucaklarımızda klavye sabahlara kadar chat yapacağız. Ancak ilk yıllarda senden biraz tasarruflu olmanı isteyeceğim, onun için screen saver, standbye modu vs. anlarsın ya acık dikkatli olmanı isteyeceğim. Salonumuzun bas kösesine babamın eski 8 MHz 10 megabaytlik 8088 bilgisayarını koyacağım, malum şark köşeleri bana hep çok sıcak gelmiştir, yanına da 5,25 lik disketler... O biçim nostalji olacak. Hatta yılbaşı aksamları tetris falan oynayabiliriz. Kendimizi hep geliştireceğiz, zaman hangi ram'i gerektiriyorsa uygulayacağız. Birbirimizden fikir download'unu bir gurur meselesi yapmayacağız. Aramızda ayrı gayri olmayacak, bu ağın server'i benim demeyeceğiz hiçbir zaman. Herkes birbirinin sörfüne saygı duyacak. Hadi gel, önümüzde paylaşıma açılmış bir hayat var. Seni istemek için Server ını gönderen o herifin sitesini crack ettim. Ben geleneklere sadık kalmak istiyorum şeker Aslıcığım. TV kartını kız tarafı alırmış. Seni, çeyiz sandığındaki emek emek doldurduğun cd-rom'larla bekliyorum. Ben de sana amazon.com dan beş taşlı bir yüzük siparişi verdim bile... Nikahımızda da real player çalacak... Home page'indekilere de çok selam, her baytını öpüyorum, CPU'm daima seninle.
Not: CPU'umdaki bu ateşi hiç bir fan söndüremez. Eğer connection isteğime reply etmessen partitionumu silip boot uma virüs bulaştıracağım.

Şimdi bu maili kapatabiliriz... Are you sure (Yes/No/All)?

KIRMIZILIM (artık sensin tek sevdiim)

ah kırmızılım,

yeni sevdiğim,

ne çekip gidersin öyle,

ne kırıp geçersin beni,

ben isteyince gelir,

istediim sürece kalırsın

mutluyuz birlikte,

Allah bozmasın saadetimizi   

made in BEN

BunLarı BiLiyormusunuz?

•kendi dirsegini yalamanin imkansiz oldugunu ?
•ordegin vakvaklamasinin yanki yaratmadigini ve bunu kimsenin aciklayamadigini?
•dunyadaki fotokopi makinelerinde meydana gelen arizalarin %23 unun, makinenin ustune oturup kendi popolarinin fotokopisini cekmek isteyen insanlar sayesinde meydana geldigini?
•yasamin boyunca uyku sirasinda yaklasik 70 bocek ve 10 orumcek yiyecegini?( Mmmmh!!:)
•İdrarin zifiri karanlikta parladigini?
•eger cok siddetli hapsirirsan, kaburgalarindan birini kirabilecegini?
•Hapsirmayi engellemeye calisirsan,basindaki veya boynundaki damarlardan birinin yirtilabilecegini ve olebilecegini?
•hapsirdigin sirada gozlerini acik tutmaya calisirsan, yerlerinden firlayabileceklerini?
•domuzlarin vucut yapilarindan dolayi hicbir zaman baslarini yukari kaldirip gokyuzune bakamadiklarini?
•dunya nufusunun %50 sinin hic telefonla konusmadigini?
•farelerin ve atlarin kusamadiklarini?
•1 saat sureyle kulaklikla birsey dinlemenin kulaktaki bakteri sayisini %700 arttirdigini?
•cakmagin kibritten once bulundugunu?
•parmak izleri gibi dil izlerinin de her insan icin benzersiz oldugunu?
•bu yaziyi okuyan insanlarin %75 inden fazlasinin, dirseklerini yalamaya calisacaklarini.

Sen (For My Pretty İnsect)

Ne geceler ne gündüzler gördüm
En vazgeçilmez yeminlerden döndüm
Görmedim senin gibi sevmedim hiç kimseyi
Yapayalnızım şimdi unuttum gülmeyi

Sen vaktinden çok sonra gelen
Sevdalı bir yağmur gibisin
Çisil çisil gözlerimden

Sen çıldırmış şairlerin
Titreyen mısralarında
Bahsettiği o perisin

Pencereler önünde çürürken
Senden kalan çiçekler
Hayalin gözlerimin önünde
Hala ağlıyorum

Pencereler önünde çürürken
O güzelim yılların hayali
Gözlerimin önünde
Bize ağlıyorum...

Güneş doğduğunda başka bir şehrin sabahında olacağım
Her insanın bir öyküsü vardır ya
Benimki de böyle işte...
Bu sabah pencerene bak
Bu koca şehri sana bıraktım
Başka bir şehrin sabahından başka bir dilde
Elveda...

MahKeme SoruLarı..!!

Asağıdakiler mahkemelerde avukatlar tarafından sorulmuş gerçek sorulardan derlenmiştir.

"Uykusunda ölen bir insan, ertesi günün sabahına kadar bunun farkına varamaz, değil mi doktor?"

"En genç olan oğlunuz, hani şu 20 yaşında olan, kaç yaşındaydı?"

"Resminiz çekilirken orada mıydınız?"

"Yalnız mıydınız, yoksa kendi başınıza mıydınız?"

"Savaşta öldürülen kardeşiniz miydi yoksa siz miydiniz?"

"Sizi öldürdü mü?"

"Çarpışma esnasında araçlar arasında ne kadar mesafe vardı?"

"Oradan ayrılana kadar orada mı kaldınız?"

"Kaç kere intihar etmeyi başardınız?"

Soru: "8 agustosta mı hamile kaldınız?"
Cevap: "Evet."
Soru: "peki o anda siz ne yapıyordunuz?"

Soru: "Üç çocuğunuz var, değil mi?"
Cevap: "Evet."
Soru: "Kaçı erkek?"
Cevap: "Erkek yok."
Soru: "Hiç kızınız var mı?"

Soru: "Merdivenler alt bodruma iniyor dediniz, değil mi?"
Cevap: "Evet."
Soru: "Peki bu merdivenler yukarı da çıkıyor muydu?"

Soru: "Bay ___, geçen yaz kusursuz bir balayına çıktınız, değil mi?"
Cevap: "Evet, Avrupa'ya..."
Soru: "Eşiniz de sizinle geldi mi?"

Soru: "İlk evliliğiniz niçin sona ermişti?"
Cevap: "Ölüm sebebiyle."
Soru: "Kim ölmüştü?"

Soru: "Şüpheliyi tarif edebilir misiniz?"
Cevap: "Orta boyluydu, sakalı vardı."
Soru: "Erkek miydi yoksa kadın mı?"

Soru: "Bugüne kadar kaç ölü üzerinde otopsi yaptınız, doktor?"
Cevap: "Bugüne kadarki bütün otopsilerimi ölüler üzerinde yaptım."

Soru: "Bütün cevaplarınız sözlü olmak zorunda, anlaştık mı? Şimdi, hangi okula gidiyorsunuz?"
Cevap: "Sözlü."

Soru: "Otopsiye başladığınız zamanı hatırlıyor musunuz?"
Cevap: "Aksam 8:30 civarynda basladık."
Soru: "Bay___ o esnada ölü müydü?"
Cevap: "Hayır, sandalyeye oturmuş neden otopsi yaptığımı merak ediyordu."

Soru: "İdrar örneği verme imkanınız var mı?"
Cevap: "Kendimi bildim bileli yapabilirim."

Soru: "Otopsiye başlamadan önce Bay ___'in nabzına baktınız mı doktor?"
Cevap: "Hayır."
Soru: "Kalbini dinlediniz mi?"
Cevap: "Hayır."
Soru: "Nefes alıp almadığını kontrol ettiniz mi?"
Cevap: "Hayır."
Soru: "O halde siz otopsiye başlarken Bay ___ hala yaşıyor olabilir, değil mi?"
Cevap: "Hayır."
Soru: "Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz, doktor?"
Cevap: "Çünkü adamın beyni masamın üstünde bir kavanozun içindeydi."
Soru: "Yine de hasta hala yaşıyor olamaz mıydı?"
Cevap: "Evet, hatta şu anda bir mahkeme salonunda avukatlık yapıyor olabilir."

Türk HastaLıkLarı

1-Kardan adama tekme atma veya bozmaya calisma hastaligi,
2-Yeni atilmis bir betona basma ve isim yazma hastaligi,
3-Gazete ve dergilerdeki resimlere sakal, biyik ve gözlük yapma hastaligi,
4-En iyi arabayi ben kullaniyorum zannetme hastaligi,
5-Kar topunun içine buz koyma hastaligi,
6-Cep telefonu kullaniminin yasak oldugu ortamlarda illede görüsme yapma hastaligi,
7-Belediyenin duraklara koydugu saatlerin yelkovan ve akrebini sökme hastaligi,
8-Kumsalda Deve güresi yapma hastaligi,
9-Sahin marka arabayi, Dogan görünümlü yapma hastaligi,
10-Agaçlara ve parktaki banklara kalp ve isim bas harfi kazima hastaligi,
11-Derslerini çalisip sinifini geçenleri inek sanma hastaligi,
12-Meslegimizdeki ünvanimizi Ingilizce olarak söyleme hastaligi,
13-Tiki olan insanlarin tikleri ile ugrasma hastaligi,
14-Iskambil kagitlarindan kule yapan birinin kulesini bozmaya çalisma hastaligi,
15-Cep telefonu ile bagira bagira konusma hastaligi,
16-Reklam için duvarlara veya panolara yapistirilan afisleri yirtma hastaligi,
17-Tuvalet duvarlarini defter sanma hastaligi,
18-Otobüs duraklarina "Atesli sevisirim beni ara" yazma hastaligi,
19-Trafikte bizi geçen bir araçi mutlaka yakalayip onu geçmeyi ilke sayma hastaligi,
20-Sinyal verir vermez serit degistirip, kazaya sebebiyet verdigimizde sinyal verdik görmüyonmu deme hastaligi,
21-Ara yollardan ana yola çikacak araca yol vermeme hastaligi,
22-Ünlü birini gördügümüzde ona el sallama hastaligi,
23-Ünlü birini gördügümüzde onunla fotoraf çektirip çok samimiyiz havasi verme hastaligi,
24-Yasamadigimiz bir seyi yasamis gibi anlatip ona kendimizi inandirma hastaligi,
25-Otobüs duraga yanastiginda illede ön kapidan inmeye çalisma hastaligi,
26-Otobüs koltuklarini yirtma ve üzerlerine acayip acayip yazilar yazma hastaligi,
27-Minibüs soföriyseniz begenmeseniz bile mutlaka kral fm dinleme hastaligi,
28-Trafikte kirmizi isikta dururken, yesil isik yanar yanmaz tornaya basma hastaligi,
29-Trafikte kirmizi isikta dururken burun karistirma hastaligi,
30-Kimsenin herhangi bir konu hakkinda bilgisi olmadigini anladigimiz anda o konu hakkinda atip tutma hastaligi,
31-Elektrik,su,dogalgaz,vergi,trafik cezasi vb.. faturalari son gününde ödeme hastaligi,
32-Kar yagdiginda eve bolca ekmek alma hastaligi,
33-Grup halinde bir meydana konan güvercinlerin üzerine kosup onlari kaçirmaya çalisma hastaligi,
34-Evli olanlarin bekarlara sakin ha evlenme demesi hastaligi,
35-Ayni filme giden insanlarin filmden çiktiktan sonra filmi birbirlerine anlatmalari hastaligi,
36-18 yasina geldigi gün bara gitme hastaligi,
37-Eline silah geçen birinin hemen o silahla saka yapma ihtiyaci duymasi hastaligi,
38-Arabayla yolda giderken tanidik birini görünce arabayi sakadan onun üzerine dogru sürme hastaligi,
39-Takim elbise giyince elini cebe sokma hastaligi,
40-Tuttugu takim galip gelince havaya silah sikma hastaligi,
41-Meslek arkadaslarina mesleki sakalar yapma hastaligi

BEN SANA MECBURUM

attila_ilhan  Ben sana mecburum bilemezsin

Adını mıh gibi aklımda tutuyorum 

Büyüdükçe büyüyor gözlerin 

Ben sana mecburum bilemezsin 

İçimi seninle ısıtıyorum.  

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor 

Bu şehir o eski İstanbul mudur 

Karanlıkta bulutlar parçalanıyor 

Sokak lambaları birden yanıyor 

Kaldırımlarda yağmur kokusu 

Ben sana mecburum sen yoksun.  

Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur 

İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur 

Tutsak ustura ağzında yaşamaktan 

Kimi zaman ellerini kırar tutkusu 

Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından 

Hangi kapıyı çalsa kimi zaman 

Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu  

Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor 

Eski zamanlardan bir cuma çalıyor 

Durup köşe başında deliksiz dinlesem 

Sana kullanılmamış bir gök getirsem 

Haftalar ellerimde ufalanıyor 

Ne yapsam  ne tutsam nereye gitsem 

Ben sana mecburum sen yoksun.  

Belki haziran  da mavi benekli çocuksun 

Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor 

Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden 

Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun 

Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor 

Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin 

Kötü rüzgar saçlarını götürüyor  

Ne vakit bir yaşamak düşünsem 

Bu kurtlar sofrasında belki zor 

Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden 

Ne vakit bir yaşamak düşünsem 

Sus deyip adınla başlıyorum 

İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin 

Hayır başka türlü olmayacak 

Ben sana mecburum bilemezsin. Attila İLHAN

35 yaş :(

Yaş otuz beş! yolun yarısı eder. Dante gibi ortasındayız ömrün. Delikanlı çağımızdaki cevher, Yalvarmak, yakarmak nafile bugün, Gözünün yaşına bakmadan gider.

Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? Benim mi Allahım bu çizgili yüz? Ya gözler altındaki mor halkalar? Neden böyle düşman görünürsünüz, Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

Zamanla nasıl değişiyor insan! Hangi resmime baksam ben değilim. Nerde o günler, o şevk, o heyecan? Bu güler yüzlü adam ben değilim; Yalandır kaygısız olduğum yalan.

Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız; Hatırası bile yabancı gelir. Hayata beraber başladığımız, Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir; Gittikçe artıyor yalnızlığımız.

Gökyüzünün başka rengi de varmış! Geç farkettim taşın sert olduğunu. Su insanı boğar, ateş yakarmış! Her doğan günün bir dert olduğunu, İnsan bu yaşa gelince anlarmış.

Ayva sarı nar kırmızı sonbahar! Her yıl biraz daha benimsediğim. Ne dönüp duruyor havada kuşlar? Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim? Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?

Neylersin ölüm herkesin başında. Uyudun uyanamadın olacak. Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında? Bir namazlık saltanatın olacak, Taht misali o musalla taşında.

Cahit Sıtkı TARANCI

erkek uyku beyin

Avusturyalı bilimadamları tarafından yapılan bir araştırma, aynı yatakta uyuyan çiftlerden erkeklerin beyin gücünün azaldığını gösterdi.

New Scientist dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, geceyi aynı yatakta geçiren çiftlerden uykusu alt üst olan erkeğin, ertesi gün akli yeteneği zayıflıyor.

Kadın ise uykusu daha derin olduğu için yatağı paylaştığı erkek gibi olumsuz etkilenmiyor.

Araştırmada 20'li yaşlardaki çocuksuz çiftleri inceleyen Viyana Üniversitesi'nden Profesör Gerhard Kloesch ve arkadaşları, her çiftten 10 gece birlikte, 10 gece ayrı uyumalarını istediler ve sonuçları kıyasladılar.

Ertesi gün çiftlerden bazı kavramsal testlere yanıt vermesini isteyen ve stres hormonu seviyesini kontrol eden araştırmacılar, erkeklerin gece yanındaki kadından daha iyi uyuduğunu söyleseler de, testlerde en kötü dereceyi yaptıklarını ve sonuçların aslında rahatsız ve huzursuz uyuduklarını gösterdiğini belirledi.

Avusturyalı bilimadamları, daha derin uyuyan kadının erkek gibi olumsuz etkilenmediğini saptadı.

Araştırmayı değerlendiren İngiltere'deki Surrey Üniversitesi'nden uyku uzmanı Dr. Neil Stanley, "İnsanın tarihini düşünürsek, aslında aynı yatakta uyumamamız gerekir. Bunu yapmak acayip birşey. Gürültü çıkaran birisiyle aynı yatakta uyumak ve yorgan için sürekli mücadele etmek pek akla uygun değil" dedi.